12 Aralık 2010 Pazar

Tüplerin tıkalı olmasına bağlı infertilite

Tüplerin üreme fonksiyonundaki rolü

Kadın üreme sisteminde tüplerin çok önemli rolü vardır. Yumurtalıktan atılan olgun yumurta tüpün içerisine girer. Bu arada rahim ağzından giren spermler de tüplere ulaşır. Tüpler yumurtayı ve sperm iki ayrı yönde, birbirine ulaştıracak şekilde taşıyan, çift yönlü bir transport mekanizmasına sahiptir. Sperm ve yumurta tüpün ampulla adı verilen bölgesinde karşılaşır ve döllenme hadisesi burada gerçekleşir. Tüp, döllenen yumurtadan oluşan embriyoyu 3 gün kadar muhafaza ederek gelişmine ev sahipliği yapar. Daha sonra rahim yönünde ilerlemesini ve gelişininin 4 gününde rahim boşluğunu inmesini sağlar.

Tüpler neden tıkanır?

Tüplerin tıkanmasında etkili en önemli üç faktör enfeksiyonlar, endometriozis hastalığı ve geçirilmiş cerrahiler sonrası oluşan travma veya yapışıklıklardır. Bu etkenler tüplerin çevresinde yapışıklıklar yatararak veya tüplerin içyapısının bozulmasına ve fonksiyon kaybına yol açarlar. Tüpün fonksiyonun bozulması için mutlaka tamamen kapalı olması gerekmez. Çevresinde oluşan yapışıklıklar da görevini tam olarak yerine getirmesini engelleyebilir.

Tüpün neden tıkalı olduğunu tam olarak bilmek çoğu zaman mümkün olmaz. Bazı hastalarda geçirilmiş bir enfeksiyon hikayesi vardır ancak pek çok kadında enfeksiyon çok fırtınalı bir tablo yaratmadığı için geçmişe ait böyle bir hikaye almak mümkün olmaz. Bazı enfeksiyonlar tüplerde daha fazla hasar yaratma riskine sahiptir. Özellikle tüberküloz, klamidya ve üreaplazma enfeksiyonları tüplerde ciddi hasar yaratabilir. Bunun dışında da rahim ve tüpleri etkileyen tüm ağır mikrobik hastalıklar (pelvik inflamatuar hastalık) tüplere zarar verebilir.

Açık cerrahi ile yapılan tüm ameliyatlar da karın içerisinde yapışıklıklar yaratabilir. Özellikle yumurtalıkları ve tüpleri ilgilendiren ameliyatlar sonrasında tüpler çevresinde yapışıklıklar oluşabilir. Endometriozis hastalığı da karın içerisinde ve tüpler çevresinde yapışıklıklar yarattığından tüplerin normal fonksiyon görmesini engelleyebilmektedir.

Tüplerde problem olduğu nasıl anlaşılır – rahim filmi?

Tüplerin açıklığının belirlenmesi için yapılabilecek ilk test, histerosalpingografi adı verilen rahim filmi çekimidir. Yaygın inanışın ve korkunç efsanelerin aksine rahim filmi, kibar bir şekilde uygulandığı takdirde son derece kolay, kısa ve ağrısız bir işlemdir. Oluşabilecek ağrı, normal bir adet sancısından daha yüksek değildir. İşlemden yarım saat öncesinde alınacak parasetamol türevi bir ağrı kesici hem bu ağrıyı ortadan kaldıracak hem de film sırasında tüplerde oluşabilecek ve tüpleri yanlışlıkla kapalı olarak addetmemize yol açabilecek olan tubal spazm riskini ortadan kaldıracaktır. Filmde rahim ağzından içeriye ince bir kateterle röntgen altında renk veren bir sıvı verilerek, sıvının rahim boşluğunu doldurması ve oradan tüpler vasıtası ile karın boşluğuna geçmesi beklenir. İşlem röntgen masasında yapılır ve bu aşamalar rontgen filminde kaydedilir. Böylece rahim içerisinde herhangi bir anomali veya kitle olup olmadığı, sıvının her iki tüpten kolaylıkla geçip geçmediği, karın boşluğuna yayılımı, yapışıklık veya tıkanıklık düşündürecek herhangi bir görüntü olup olmadığı gözlenir.



Tüplerde tıkanıklar varsa nasıl bir tedavi uygulanabilir?

Histerosalpingografi sonrasında tek tüpün tıkalı, diğer tüpün açık olduğu durumlarda tedavi mümkün oldukça kolay yöntemlerle başlamalıdır. Ek başka bir problemi (sperm problemi, yumurta gelişim düzensizliği gibi) olmayan çiftlerde kendiliğinden gebelik için makul bir süre bekledikten sonra aşılama tedavisine başlanabilir. Eğer tüpteki tıkanıklığın sebebinin enfeksiyon olduğu düşünülürse, diğer tüp filme açık olarak görülmesine rağmen enfeksiyonun diğer tüpü de etkilemiş olma olasılığı her zaman hatırlanmalı ve tüpün açık görünmesinin görevini tam olarak yaptığının kanıtı olmadığı unutulmamalıdır. Bu tip durumlarda tanı güvenilirliğini arttırmak için laparoskopi daha ağırlıklı olarak düşünülebilir. Aynı şekilde tedavide de tüp bebek direkt bir seçenek olarak tartışılmalıdır.

Rahim filminde her iki tüpün tıkalı olduğu görüldüğünde iki farklı tedavi şekli düşünülebilir. İlki laparoskopi yaparak hem tüplerin durumunun değerlendirilmesi hem de tüplerdeki tıkanıklığın giderilmesine yönelik cerrahi müdahalelerin yapılmasıdır. Tüp bebek tedavisinin bugünkü düzeyde başarılı olmadığı eski yıllarda laparoskopi tedavide ilk tercihi oluşturmaktaydı. Günümüzde tüp bebek ile elde edilen başarı, laparoskopi sonrası gebelik şansına hatta fazlasına daha kısa sürede ulaştığı için tercih daha çok tüp bebek lehine kullanılmaktadır. Dolayısıyla ikinci ve en çok tercih edilen tedavi metodu tüp bebek tedavisidir. Bu probleme sahip olan hastalar, tüp bebek tedavisi gören hastalar içerisinde en yüksek başarı şansına sahip olan gruptur. Tedavi tercihinde hasta yaşı da önemli bir faktördür. Yirmili yaşlardaki bir hastanın laparoskpik cerrahiden fayda görme için daha uzun bir süresi ve şansı varken ileri yaştada bir hastada cerrahi sonrası kendiliğinden gebelik beklemek için verilebilecek süre oldukça kısıtlı kalacaktır.

Tüplerin tıkalı olduğu bazı durumlarda ultrasonografide tıkalı tüpün içerisinin sıvı ile dolu olduğu izlenir. Hidrosalpenks adı verilen bu durumda tüp bebek uygulaması başarısında %30’a yakın bir kayıp olduğunu bilmekteyiz. O nedenle bu hastalarda tüp bebek uygulamadan önce laparoskopik olarak hidrosalpenks haline gelmiş tüplerin alınmasını önermekteyiz.


Tek tüpün tıkalı olması, aynı tarafta yumurta büyüdüğünde kendiliğinden gebelik şansını ne kadar etkiler?

Tek bir tüp tıkalı olduğunda aynı tarafta gelişen yumurtanın boşa gideceği ve o ay gebelik olmayacağı düşüncesi yanlış bir inanıştır. Tüpün kapalı veya cerrahi olarak alınmış olduğu tarafta overde yumurta büyüdüğünde, bu yumurtanın çatlayıp karın boşluğuna atıldığını, burada diğer taraftaki tüpe geçerek gebelik sağlayabildiğini görmekteyiz.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yorum Gönder